Makaleler

Halka Arz Kavramı ve Sorumluluk

HALKA ARZ VE SORUMLULUK

HALKA ARZ VE SORUMLULUK

Zeynep Hilal DOY

İstanbul, 2019
İÇİNDEKİLER
Sayfa No.
KISALTMALAR iv
GİRİŞ 1
1.TANIMI 2
2. HUKUKİ NİTELİĞİ 3
3. İŞLEVLERİ 3
3.1. Mülkiyetin Küçük Yatırımcı ile paylaşılması 3
3.2. Finansman Sağlama 3
3.3. Ortaklıktan Ayrılma Mekanizması Olarak Kullanılma 4
4. KONUSU 4
5. TÜRLERİ 4
5.1. Birinci El Piyasasında Halka Arz 4
5.2. İkinci El Piyasasında Halka Arz 5
6. HALKA ARZIN OLUMLU VE OLUMSUZ SONUÇLARI 6
6.1. Olumlu Sonuçları 6
6.1.1 Finansman Sağlanması 6
6.1.2. İhraççı Ortaklığın Kredibilitesinin Artması 6
6.1.3. Hisse Senetlerinin Likit Enstrüman Niteliği Kazanması 7
6.1.4. Kayıtlı Sermaye Sistemine Geçilebilmesi 7
6.2. Olumsuz Sonuçları 8
6.2.1. SPK’nın Öngördüğü Yükümlülüklere Tabi Olma 8
6.2.2. Ortaklığın Kontrolünün El Değiştirmesi Tehlikesi 8
7. HALKA ARZDA BULUNMANIN ŞİRKET AÇISINDAN DOĞURDUĞU YÜKÜMLÜLÜKLER 8
7.1.Sermaye Piyasası Kanunu’nun ve Diğer Mevzuatın Öngördüğü Yükümlülüklere Tabi Olma 8
7.2. Kâr Dağıtma Zorunluluğu 9
7.3. Kamuyu Aydınlatma Yükümlülüğü ve Özel Durum Açıklamaları 9
7.4.Bağımsız Denetime Tabi Olma 10
7.5.Reklam ve İlanlarda Özel Düzenlemelere Tabi Olma 10
8. HALKA ARZ SÜRECİ 11
8.1. Kayda Aldırma Zorunluluğu 11
8.2. Başvuruya Eklenecek Belgeler 11
8.3. Hisse Senetlerinin Halka Arzında Kayda Alma Koşulları 11
8.4. Kayda Alma Başvurusunda Bulunmamanın Sonuçları 12
9. İZAHNAME 12
9.1 Tanımı 12
9.2. İçeriği 12
9.2.1. Özet 12
9.2.2. Asıl Metin 13
9.2.3. Atıflar 13
9.3. İzahnamede Yer Alması Gereken Unsurlar 13
9.3.1. İzahnamede Sorumluların Gösterilmesi ve İzahnamenin İmzalanması 13
9.3.2. Denetime ilişkin Bilgilerin ve Kaynakların Gösterilmesi 13
9.4. İzahname İçin Onay Alınması Zorunluluğu 14
9.5. İzahnamenin geçerlilik Süresi 14
9.6. İzahnamenin Yayımlanması ve Reklamlar 14
9.7. İzahnamedeki Değişikliklerin İşlenmesi 15
9.8. İzahnameden Sorumluluk 15
10. SATIŞ 16
10.1. Nakden Ödeme ve Teslim 16
10.2. Sermaye Piyasası Araçlarının Satım Usulleri 16
10.2.1. Halka Arz Yoluyla Satış Yöntemleri 16
a. Talep Toplama Yoluyla Satış Yöntemi 16
b. Talep Toplamaksızın Satış Yöntemi 17
c. Borsada Satış 17
10.2.2 Halka Arz Edilmeksizin Gerçekleştirilen Satış 17
a. Tahsisli Satış 17
b. Nitelikli Yatırımcılara satış 17
SONUÇ 18
KAYNAKÇA 20
KISALTMALAR

bs. : Basım
Bkz. : Bakınız
C. : Cilt
E. : Esas Numarası
H.D : Hukuk Dergisi
K. : Karar Numarası
md. : Madde
MKS : Merkezi Kayıt Sistemi
s. : Sayfa
S. : Sayı
SPK : 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu
T. : Tarih
TTK : 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu
Vd. : Ve Devamı

GİRİŞ

Günümüzde rekabetçi piyasanın bir getirisi olarak şirketlerin hayatta kalmak için yeni yatırımlar yapmaları ve bu yatırımları finanse edebilecek yeterlilikte sermayeye ulaşmaları gerekmektedir. Sermaye piyasaları, bu şekilde fon ihtiyacı olan şirketleri ve fon fazlasına sahip olan ekonomik birimleri bir araya gelmesini sağlar. Küçük birikimler bir araya geldiğinde oldukça önemli yatırımlara vesile olabilir.
Halka arz, halka arz edilmeksizin yapılan satışlarla karşılaştırıldığında daha avantajlıdır. Sermaye piyasası araçlarının halka arz sonrasında daha likit bir ikincil piyasaya sahip olmasından dolayı daha yüksek fiyatlara satılabilmeleridir.
Çalışmada halka arz kavramı ayrıntılı bir şekilde incelenecek, bu satışların işleyişi ve hukuki yapıları üzerinde durulacaktır. İzahnanameye özellikle detaylı olarak değinilmiş izahnameden doğan sorumluluğun şartları ve hukuki niteliği, sermaye piyasası araçlarının satışının nasıl olduğu detaylı olarak anlatılmıştır.

1.TANIMI
Halka arz kavramı, Türk Hukukunda, SPK md. 3/f hükmünde “Sermaye piyasası araçlarının satın alınması için her türlü yoldan yapılan genel bir çağrıyı ve bu çağrı devamında gerçekleştirilen satışı ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır.
Halka arzın en önemli iki unsuru halka yapılan sözlü veyahut yazılı çağrı ve bunun sonucundaki satış olarak belirlenmiştir. Yatırım yapmak isteyen bir halka açık anonim ortaklığın masrafsız sermaye elde edebilmesi için küçük tasarruf sahiplerini kurucu olmaya davet etmesi gerekir. Böylelikle küçük tasarrufların bir araya gelmesiyle oluşan bu sermaye önemli yatırım harcamalarının finansmanında kullanılabilmektedir. Bir de halka arz edilmiş sayılma durumu söz konusudur. Payların halka arz edilmiş sayılması payların borsa da işlem görmesiyle ve yahut ortak sayısının 500’ü geçmesi halinde söz konusu olur. (md. 16/1) Buradan anlaşılmaktadır ki halka arz olmadan da halka açık ortaklık haline gelinebilir.
Küçük yatırımcılar tarafından satın alınan hisse senetlerinin borsada devamlı işlem görmesi birincil piyasanın yani halka arzın değerini arttırmaktadır. Halka arzdan sonra ortaklık üzerinde gerçekleşen performansın, şirket kârlarına yansıması ve şirketin mali gücünün artması birincil piyasaya oldukça olumlu bir yön çizmektedir. Sermaye piyasasının temel kavramı olan halka arz sermayenin tabana yayılmasını amaçlar. Halka arz oldukça geniş bir yatırımcı kitlesine ulaşmak için kullanılan bir satış yöntemidir. Özellikle uzun vadede olumlu sonuçlar doğurur.
2. HUKUKİ NİTELİĞİ
Halka arz, alıcı ve satıcının buluştuğu ortamda alıcıya bir edim karşılığında sermaye piyasası aracı edinmesini konu alan genel çağrının yapıldığı bir hukuki işlemdir. Halka arzın hukuki niteliği konusunda doktrin iki ayrı görüşe sahiptir. Birinci görüş halka arz işlemini davete icap olarak nitelendirirken; Türk öğretisine daha hakim olan ikinci görüş, bu işlemi icap niteliğinde kabul etmektir.
3. İŞLEVLERİ
Halka arzın üç fonksiyonu söz konudur.
3.1. Mülkiyetin Küçük Yatırımcı ile paylaşılması
Anonim ortaklıklar, Ortakların sorumluluğu üstlenilmiş sermaye miktarı ile sınırlı, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş ve sadece şirkete karşı olan ortaklıklar olarak tanımlanmıştır. Yatırım yapmak isteyen anonim ortaklıkların sermaye bulabilecekleri yollar sınırlıdır; ya şirket ortaklarına giderek sermayeyi arttıracak, ya bankadan kredi alacak ya da küçük birikim sahiplerini şirkete ortak olması için paylarını halka açacaktır. Bu üç yolda ihraççıya sermaye sağlamaktadır fakat ilk yöntem ortakların gücü ile sınırlı olduğundan ve oldukça masraflı olduğundan şirketlerin öncelikli tercihi değildir. İkinci yol olan bankalardan kredi çekmektir ve günün sonunda faiz ödemesini de getirdiği için ve masraflı bir yöntem olduğu için bu yol da geri planda kalmaktadır. Üçüncü yol olan tasarruf sahibi kişileri şirkete ortak etmek en masrafsız ve halk açık anonim ortaklıklar tarafından en tercih edilen yöntemdir. Mülkiyetin küçük yatırımcı ile paylaşılması sermayenin tabana yayılmasını sağlamaktadır. Bu sayede hisse senetleri halk ile paylaşılmaktadır.
3.2. Finansman Sağlama
Halka açık ortaklıkların üretim sistemini yenilemek istemesi, yeni coğrafi pazarlara açılması, ürün gösterge çizelgesini genişletmek istemesi, üretim hacminin arttırmayı amaçlaması ya da başka benzer istekleri için kaynağa ihtiyacı verdır. Halka arz genelde şirketteki ortakların sermaye gücünün yetmediği ya da bankadan kredi alınmak istenmeyen durumlarda kullanılan bir finansman sağlama yöntemidir. Geri ödenmeyeceği için de ihraççılar için masrafsız bir yöntemdir. Sermaye ihtiyacının halktan sağlanması, sermaye birikiminin kolaylaştırılmasını ve halkın, yatırımlara ortak edilmesini sağlayan bir yol olarak oldukça olumlu özelliklere sahiptir.
3.3. Ortaklıktan Ayrılma Mekanizması Olarak Kullanılma
Halka açık ortaklıklarda her hangi bir nedenle ortaklığın sona erdirilmesi istenmesi halinde, paylarını halka arz ederek ortaklıktan ayrılma ya da pay oranını azaltma imkanı tanımaktadır. Diğer ortakların bu durumu engellemeye çalışmayacakları taahhüt altın alınır. Bu sebeple halka arz ortaklıktan ayrılma mekanizması olarak kullanılır. Ortaklık bünyesinde kalan ortak açısından ise, payların tabana yayılacak olması sebebiyle, kontrolün kaybedilmesi riski oldukça aza inmektedir.
4. KONUSU
Tüm sermaye piyasası araçları halka arz kavramının konusunu oluştursa da bazı sermaye piyasası araçları yapıları itibariyle halka arz modeline tam uymamaktadır. Bunlar türev araç kategorileridir. Borçlanma senetleri bakımından ise halka arz edilmeden yapılan satış yöntemi bedelleri karşılığında teslim edilen piyasalara göre daha fazla tercih edilmektedir. Bu sonuç piyasanın gereksinimleri ve ihraççıların tercihleri doğrultusunda doğmaktadır.
5. TÜRLERİ
Halka arzın üç ayrı türü bulunmaktadır.
5.1. Birinci El Piyasasında Halka Arz
Yeni ihraç olunan sermaye piyasası araçlarının halka satışıyla küçük birikim sahiplerine ulaştırılması ve tasarruf sahiplerinin bu payların ilk sahibi olması birinci el piyasaları oluşturmaktadır. Yani hisse senetlerinin borsa veya aracı kuruluşlarla el değiştirmeden önceki ilk satış işlemidir. Burada önemli olan sermaye piyasası araçlarının bedelleri karşılığında satın alınmasıdır. Satışlar sonucunda firmanın bünyesine yeni sermaye girer.
Hisse senetlerinin dışında kalan sermaye piyasası araçları bakımından halka arzda da ihraççıları tarafından çıkartılıp ilk sahiplerine dağıtılan bütün halka arz işlemleri birincil piyasa işlemi niteliğindedir.
Pazarda işlem görmek üzere başvuran ortaklıklar mevcut sermayeyi temsil eden payların bir kısmını ortak satışı şeklinde halka arz edebildiği gibi, sermaye artırımı yoluna gidilerek mevcut ortakların rüçhan hakları kısıtlanmak suretiyle de halka arz tercih edilebilmekte veya her iki yöntem birlikte uygulanabilmektedir.
5.2. İkinci El Piyasasında Halka Arz
Daha önce çıkarılmış olan sermaye piyasası araçlarının alınıp satıldığı piyasalara ikincil piyasalar denmektedir. El değiştiren bu piyasaların ihraççıya fon temin etme açısından bir etkisi yoktur. Birincil piyasada halka arz sonucu zaten şirketin bünyesine belli bir sermaye girmiştir ve hisseyi bedeli karşılığı alan küçük yatırımcının kendi hissesini satması sonucu sermaye piyasası araçları yalnızca el değiştirir. Dolayısıyla bu hareketler şirketleri doğrudan etkilemez. Ancak şirketler alış ve satışlardaki fiyat farklılıklarından kar ya da zarar elde edebilir. Satıştan elde edilen gelir, halka arzı gerçekleştiren kişi ya da kuruluşa ait olur.
İkincil piyasaların önemi, bir menkul kıymetin değerini kaybetmeden nakit paraya çevrilmesidir. Dolayısıyla birincil piyasaya talep yaratır ve onun gelişmesini sağlar.
Ortaklığın onayı bakımından bakacak olursak bu konu tartışma konusu olabilir, Tekinalp, halka arz işleminin şirket yönetimi ve çoğunluğun iradesine aykırı olarak gerçekleştirilmesinin anonim ortaklıkların sermayeye dayalı yapısına ve çoğunluk ilkesine aykırı düşeceğini ileri sürmekte ve bu işlemin ilgili ortaklığın yetkili ortaklarının kararıyla gerçekleşmesi gerektiğini savunmaktadır. Bu görüşe göre anonim şirketin statüsü genel kurulun iradesi dışında halka açık hale dönüşmektedir. Teoman ise, mevcut düzenlemeler karşısında ortaklık yönetim kurulunun halkı arzı onaylama gibi bir yetkisinin bulunmadığını savunmaktadır. Ayoğlu’da bu görüşe katılmaktadır. Lakin halka arz etmek ve halka açıklık statüsünde olmak ile ortak sayısının çokluğu kavramları birbirinden farklıdır. Kanaatimiz ortaklığa yön veren iradenin genel kurulun kendi iradesi olması gerektiğidir.
6. HALKA ARZIN OLUMLU VE OLUMSUZ SONUÇLARI
6.1. Olumlu Sonuçları
6.1.1 Finansman Sağlanması
Anonim ortaklıklar, sermaye ihtiyaçlarını iç kaynaklarından ya da mevcut pay sahiplerinden karşılayamadıkları zaman halka arz yoluna gitmeyi tercih ederler. İhraççılar ya da pay sahipleri açısından halka arzın amacı, yapmak istedikleri yatırımlar için sermaye elde etmektir.
Birincil piyasadaki halka arz sonrasındaki satış işleminde toplanan sermayeden yararlanan ihraççı iken; ikincil piyasadaki gerçekleştirilen satış işlemlerinde sermaye ihtiyacını karşılayan pay sahibi olmaktadır. Dolayısıyla halka arz hem ihraççılar hem de pay sahipleri açısından önemli bir araç konumundadır.
6.1.2. İhraççı Ortaklığın Kredibilitesinin Artması
Halka arz sonucunda “ihraççı” yada “halka açık anonim ortaklık” statüsü kazanan ortaklığın devamlı kamuyu aydınlatma yükümlülüğüne, kar dağıtım zorunluluğuna, şeffaf denetim ve bağımsız dışardan denetim gibi yükümlülüklere tabi konuma gelmesi yatırımcılar, kredi kuruluşları açısından itibarını arttırmaktadır. Bu durum da ihraççının tanınırlığını arttırmaktadır. Dolayısıyla anonim ortaklığın bankalar ve kredi kuruluşları nezdinde kredibilitesi artmaktadır.
6.1.3. Hisse Senetlerinin Likit Enstrüman Niteliği Kazanması
Hisse senetlerini ihraççıdan satın alarak yatırım yapan pay sahiplerinin, onları kar ederek tekrar satışa sunabilecekleri aktif bir ikinci el piyasası ortaya çıkarmasıdır. Söz konusu aktif ikinci el piyasası sayesinde, ortaklığa ait hisse senetleri likiditelerinin artmasıyla hisse senetlerini halka arz eden anonim ortaklığın piyasa değeri de ortaya çıkmış olur.
6.1.4. Kayıtlı Sermaye Sistemine Geçilebilmesi
Anonim ortaklıkların esas sermayesi kesin olarak belirlenmiş sermayedir ve iki belirgin özelliği vardır; birincisi esas sermayenin tamamının taahhüt edilmiş olması ve belirli bir kısmının ödenmiş olmasıdır ikincisi ise sermayenin sabitliğidir. Esas sermaye arttırılabilir veya azaltılabilir. Sermayenin artırılması işlemleri fazlaca maliyetli ve uzun süren işlemler olduğundan, bu çekincelerin giderilebilmesi için, halka açık anonim ortaklıklar için kayıtlı sermaye sistemine geçiş imkânı getirilmiştir. Halka açık anonim ortaklıklar için kayıtlı sermaye sistemine geçilmesi veya bu sistemden çıkılması ortakların takdirine bağlıdır.
Kayıtlı sermaye sistemi anonim şirketlerin esas sözleşmelerinde hüküm bulunmak kaydı ile genel kurula ihtiyaç duymaksızın sadece yönetim kurulu kararı ile yeni hisse senedi bastırma veya sermaye artırımında bulunulmasına yarayan sistemdir. Daha önceleri sadece halka açık anonim ortaklıklar için kullanılan bu sistem yeni TTK ile artık tüm anonim ortaklıklar için de kullanılabilir olmuştur. Özellikle genel kurul toplantılarının maliyetinin yüksek veya üye sayısı nedeniyle zorlukla yapılabildiği şirketlerde şirketin sermaye artırımında daha esnek karar alabilmesine yarayan kayıtlı sermaye sistemi bu bakımdan oldukça önemlidir.
Sistemin sağladığı imkanlar sermaye artırımının daha seri ve daha az prosedürle gerçekleştirilmesidir. Bununla birlikte kayıtlı sermaye sisteminden çıkan veya çıkarılan anonim şirket ortakları, çıkış tarihinden itibaren 2 yıl geçmeden yeniden sisteme kabul edilemezler. Ancak, ortaklık yönetiminin değişmesi veya kayıtlı sermaye sisteminde çıkma veya çıkarılma sebeplerinin ortadan kalktığının anlaşılması durumunda, ortaklıkların başvurusu üzerine 2 yıllık sürenin dolması beklenmeden ortaklığın yeniden kayıtlı sermaye sistemine geçmesine Kurul’ca izin verilebilir.
6.2. Olumsuz Sonuçları
6.2.1. SPK’nın Öngördüğü Yükümlülüklere Tabi Olma
Anonim ortaklıklar üzerinde sürekli kamuyu aydınlatma yükümlülüğü, kar dağıtım zorunluluğu, şeffaf yönetim mekanizması oluşturma gibi yükümlülüklerin oluşması konuya anonim ortaklık açısından yaklaşıldığında, bu yükümlülüklerin ticari faaliyetin sürdürülmesine yönelik giderleri arttırdığı ve kar dağıtım politikasındaki esnekliği ortadan kaldırdığı açıktır.
6.2.2. Ortaklığın Kontrolünün El Değiştirmesi Tehlikesi
Halka açıklık oranı büyüdükçe ortaklığın herkesin gözünün önünde oldukça açık pay alım teklifine hedef olabilmesi tehlikesi de artmaktadır. Bu durum pay sahipleri bakımından ciddi bir risk oluşturmaktadır. Bu nedenle imtiyazlı pay yolu kullanılmaktadır.
7. HALKA ARZDA BULUNMANIN ŞİRKET AÇISINDAN DOĞURDUĞU YÜKÜMLÜLÜKLER
7.1.Sermaye Piyasası Kanunu’nun ve Diğer Mevzuatın Öngördüğü Yükümlülüklere Tabi Olma
Küçük birikim sahiplerini iç işleyişini bilmedikleri, tanımadıkları bir şirkete ortak etmek oldukça zordur. Küçük tasarruf sahipleri şirkette söz sahibi olamayacağını, kar alamayacağını, TTK tarafından yeterince korunmadığını düşünürse şirkete yatırım yapmak istemeyecektir. Sermaye piyasası hukukunun amacı ise küçük birikim sahiplerinin şirkete sermayelerini getirmesi için bu tereddütlerin yok edilmesi, küçük yatırımcıların haklarının teminat altına alınması ve güvenin sağlanmasıdır. Yaptırımların arkasındaki temel figür küçük yatırımcıyı hileye, aldatmaya karşı korumaktır. Anonim ortaklıklarda mevzuatın getirilerine uymakla yükümlüdür.
7.2. Kâr Dağıtma Zorunluluğu
Ortaklıklar, kârlarını genel kurulları tarafından belirlenecek kâr dağıtım politikaları içerisinde ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak genel kurul kararıyla dağıtır. Kâr dağıtım politikasında; kâr payı dağıtılıp dağıtılmayacağına, dağıtılacak ise ortaklar ve kâr katılan diğer kişiler için belirlenen kâr payı dağıtım oranlarına ve bu oranların uygulanacağı net dönem kârı ya da yer verilir. Payları borsada işlem görmeyen ortaklıkların kâr payını tam ve nakit olarak dağıtmaları mecburidir. Dağıtım işlemine en geç dağıtım kararı verilen genel kurul toplantısının yapıldığı hesap dönemi sonu itibarıyla başlanmalıdır. Kâr payı, dağıtımına karar verilen genel kurul toplantısında karara bağlanmak şartıyla eşit veya farklı tutarlı taksitler halinde ödenebilir. Taksit sayısı genel kurul tarafından veya genel kurul tarafından yetkilendirilen yönetim kurulu tarafından belirlenir. Payları borsada işlem görmeyen ortaklıklar taksitle kâr dağıtımı yapamaz.
7.3. Kamuyu Aydınlatma Yükümlülüğü ve Özel Durum Açıklamaları
Kamuyu aydınlatma yükümlülüğü ile belirlenen tam ve doğru bilgilendirmenin sağlanmasıyla sermaye piyasasının açıklık ve dürüstlük içinde işlemesinin temin edilmesidir.
İşlem gören sermaye piyasası araçlarının değerini ve yatırımcıların yatırım kararını etkileyebilecek veya haklarını kullanmaya yönelik önemli olay ve gelişmelerde kamuya açıklanacak özel durumlar ile bunların açıklanma esasları SPK’nın özel durumlar Tebliği ile belirlenmiştir.
Özel durumlar şirketlerin içsel bilgileri ve sürekli bilgileri meydana getiren olaylardır. İçsel bilgi sermaye piyasası aracının değerini ve yatırımcıların yatırım kararlarını etkileyebilecek henüz kamuya açıklanmamış bilgilerdir. Sürekli bilgi ise içsel bilgi tanımı dışında kalan ve ilgili tebliğ uyarınca açıklanması gerekli tüm bilgileri ifade eder.
7.4.Bağımsız Denetime Tabi Olma
Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülmemiş olan bu denetim mekanizması SPK’nın ve ona bağlı mevzuatlar çerçevesinde halka açık anonim şirketler için zorunlu hale gelmiştir. Bağımsız denetim: “İşletmelerin kamuya açıklanacak veya Kurulca istenecek yıllık finansal tablo ve diğer finansal bilgilerinin, finansal raporlama standartlarına uygunluğu ve doğruluğu hususunda, makul güvence sağlayacak yeterli ve uygun bağımsız denetim kanıtlarının elde edilmesi amacıyla bağımsız denetim standartlarında öngörülen gerekli tüm bağımsız denetim tekniklerinin uygulanarak, defter, kayıt ve belgeler üzerinden denetlenmesi ve değerlendirilerek rapora bağlanmasını ifade eder.” (Sermaye Piyasasında Bağımsız Denetim Standartları Hakkında Tebliğ (Seri: X, No: 22, md:4/b). Bağımsız dış denetim, işletmelerin kendi iç bünyelerindeki denetim organları dışında, güven duyulan bağımsız kuruluşlar tarafından denetlenmesi ve bu doğrultuda düzenlenecek olan raporun kamuya açıklanmasını sürecini ifade etmektedir.
7.5.Reklam ve İlanlarda Özel Düzenlemelere Tabi Olma
Halka arzı gerçekleştiren ihraççılar ya da pay sahipleri ilan ve reklam yapabilirler. Ancak bunun bir sınırı bulunmaktadır. Bu sınır SPK’nın 7. Maddesinin 3. Fıkrasında çizilmiştir: “İhraca ilişkin ilan, reklam ve açıklamalar izahname ile tutarlı olmalı, gerçeğe aykırı, abartılmış ve yanıltıcı bilgiler içermemelidir.” Bu bağlamda reklam ve ilanların abartılmış, gerçeğe uymayan, halkı aldatıcı ve yanıltıcı, bilgi ve tecrübe noksanlıklarını istismar edici söz, görüntü içermemelidir. İlan ve reklamı veren ilgilinin yapabileceği iş ve hizmetler konusunda halka duyurmak istediği faaliyetin gerçekleştirilebilir nitelikte olması da son derece önemlidir.

8. HALKA ARZ SÜRECİ
8.1. Kayda Aldırma Zorunluluğu
Sermaye piyasası araçlarının kayda alınması zorunludur. Menkul kıymetler kayda alınmadan satışına başlanamaz.
8.2. Başvuruya Eklenecek Belgeler
Kayda almada eklenecek belgeler kurul tarafından belirlenir. Halka arz olunacak hisse senetlerini, Kurul, kamunun aydınlatılması çerçevesinde inceler, mevzuatta öngörülen bilgileri içerip içermediğini de dikkate alarak izahnamenin yeterli açıklamaya sahip olmadığını yada dürüstlük çerçevesinde hazırlanmadığını düşünürse, gerekçe göstererek başvuruyu kayda almayabilir. Uygun görülen menkul kıymetler ise başvuruya eklenir. (Seri I, No:26, md.16 )
8.3. Hisse Senetlerinin Halka Arzında Kayda Alma Koşulları
Özelleştirme kapsamında olanlar dahil ve hisse senetleri daha önce halka arz edilmemiş ortaklıklarda, hissedarların sahip oldukları hisse senetlerini halka arz edebilmeleri için;
a) Ortaklık sermayesinin tamamının ödenmiş olması,
b) Hisse senetlerinin nominal değerleri toplamının, Kurula başvuru tarihi itibarıyla ortaklığın nominal sermayesine oranının en az;
1) Sermayeleri 10 milyon Türk lirasına kadar olan ortaklıklar için %25,
2) Sermayeleri 10 milyon Türk lirası ile 50 milyon Türk Lirası arasında olan ortaklıklar için %15,
3) Sermayeleri 50 milyon Türk lirası ve daha fazla olan ortaklıklar için ise %5 olması,
c) Hisse senetlerinde rehin veya teminata verilmek suretiyle devir veya tedavülünü kısıtlayıcı ve senet sahibinin haklarını kullanmasına engel teşkil edici kayıtların olmaması,
d) Hisse senetlerinin, Kurulun hisse senetlerinin şekil şartlarına ilişkin düzenlemelerine uygun olması, şartları aranmaktadır. (Değişik: Seri: I, No: 29 sayılı Tebliğ, md. 5)
8.4. Kayda Alma Başvurusunda Bulunmamanın Sonuçları
Usulsüz halka arz ve izinsiz sermaye piyasası faaliyeti SPK madde 109 da düzenlenmiştir.
a) Onaylı izahname yayımlama yükümlülüğünü yerine getirmeksizin sermaye piyasası araçlarını halka arz edenler ya da onaylı ihraç belgesi olmaksızın sermaye piyasası araçlarını satanlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar.
b) Sermaye piyasasında izinsiz olarak faaliyette bulunanlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar. Bu kişiler, bu suçun icrası kapsamında aynı zamanda birinci fıkrada tanımlanan suçu da işledikleri takdirde, sadece bu fıkrada tanımlanan suçtan dolayı cezaya hükmedilir ve ceza yarı oranında artırılır.
9. İZAHNAME
9.1 Tanımı
İzahname halka arz olunacak sermaye piyasası araçları ve satış işlemi hakkında yatırımcılara bilgi sunmak üzere kamuyu aydınlatan ve bu araçları satın almaya davet eden belgedir.
9.2. İçeriği
9.2.1. Özet
Ülkemizde okur-yazarlık seviyesinin düşük olması nedeniyle yeni sistemde izahnameye özet bölümü getirilmiştir. Özet bölümünde ihraççı, varsa garantör ve ihraç edilecek sermaye piyasası araçları hakkında hak ve riskleri içerecek şekilde kısa, açık ve anlaşılır şirket hakkında bilgiler özetlenir. Burada önemli olan halkı yanıltmamak ve hatalı bilgi vermemektir, verildiği taktirde cezai sorumluluğu söz konusudur.
9.2.2. Asıl Metin
İzahnamede sermaye piyasası araçlarına ilişkin ayrıntılı açıklamaların bulunduğu, ihraççının durumunun açıkça ortaya konduğu bölümdür.
9.2.3. Atıflar
Daha önceden kurulun veya borsanın internet sitesinde, ihraççı veya halka arz eden ile ilgili olarak bilgiler bulunuyor ise izahnamede bu bilgilere atıfta bulunulabilir.
9.3. İzahnamede Yer Alması Gereken Unsurlar

9.3.1. İzahnamede Sorumluların Gösterilmesi ve İzahnamenin İmzalanması
İzahnamede sorumluluların gösterilmesi ve ihraççı ve varsa halka arz eden ile yetkili kuruluş tarafından imzalanması zorunludur.
İzahnamede gerçek kişilerin isimleri, görevleri, ünvanları, iletişim bilgileri gibi detaylar muhakkak yer alır. Bunun amacı izahname ile küçük yatırımcıyı yanıltanların sorumluluğuna gidilebilmedir.
9.3.2. Denetime ilişkin Bilgilerin ve Kaynakların Gösterilmesi
Bağımsız denetimden geçirilmemiş hiçbir finansal tablo ve veriler izahnameye eklenemez ve izahnameyi hazırlarken faydalanılan kaynakların kamuoyuna açıklanması gerekir. Açıklanamaması halinde küçük yatırımcıların bu bilgilere nereden ve nasıl ulaşacağı muhakkak belirtilmelidir.

9.4. İzahname İçin Onay Alınması Zorunluluğu
Doğru hazırlanmış, küçük yatırımcıyı aldatmayan, hileli bilgiler vermeyen bir izahname tasarruf sahipleri için önemli bilgi kaynağıdır. Yatırımcı nasıl bir menkul kıymet alıyor, şirketin mali durumu, geliri nedir? Yatırımcı tüm bu bilgilere izahnameden ulaşacaktır. Bu sebeple izahnamelerin bilhassa yanıltma amacı gütmemesi için kurulun onayından geçmesi gerekir.
Kurul onayı olmadan gerçekleşecek halka arzlarda ihraççıya her türlü hukuki ve cezai sorumluluk uygulanabilecektir. Ayrıca kurul ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir istemeye yetkilidir. (md.91/1)
9.5. İzahnamenin geçerlilik Süresi
Kurul izahnamede yer alan bilgilerin tutarlı olup olmamasına, anlaşılabilir olup olmamasına dikkat eder. İzahnamenin eksiksiz olduğu kanaatine varır ise izahnameyi onaylar. İzahnamenin onaylanmasına ilişkin başvuru kurul düzenlemelerine uygun olarak hazırlanır ve izahnamenin kurula sunulmasından itibaren on iş günü içerisinde karara bağlanır. İlk halka arzda bu süre 20 gündür. İzahanmenin onaylanmasına ilişkin başvuru sırasında sunulan belgelerin eksik olması halinde, eksiklerin kurulca belirlenecek süre içerisinde giderilmesi gerekir ve bu süre ek bilgilerin verilmesiyle başlar.
İhraççı veya halka arz edenin, izahnamenin ilk yayımı tarihinden itibaren on iki ay boyunca gerçekleştireceği ihraçlar için izahnamedeki ek ve değişikliklerin SPK madde 6 daki esaslar çerçevesinde onaylanması ve 7. Maddeye uygun şekilde ilan edilmesi yeterlidir. Bu süre geçerse yapılacak halka arzlarda izahnamenin tümünün onaylanması gerekir.
9.6. İzahnamenin Yayımlanması ve Reklamlar
İzahname onaylandıktan sonra Kurulun belirlemiş olduğu esaslar çerçevesinde yayımlanır. Özellikler ticaret siciline tescil ve TTSG’de ilan edilmez fakat izahnamenin nerede yayımlandığı hususu muhakkak ilan edilir. (md7/1)
Henüz belli olmayan bir alıcı kitlesine ancak reklamlar yoluyla ulaşılabileceğinden ihraca ilişkin reklamlar yapılabilir. Bu reklamların yatırımcıyı yanıltmaması, tutarlı olması, abartılmış olmaması gerekir. Tasarruf sahibi kişinin yanlış fikir edinmesine yol açılmamalıdır.
İzahnamenin onaylanıp yayımlanmasıyla izahnamenin temin edileceği yerler ile KAP dahil olmak üzere izahnamenin ilanının verildiği internet sitelerinde muhakkak belirtilmelidir. (II-5.1 sayılı tebliğ md. 27/3)
9.7. İzahnamedeki Değişikliklerin İşlenmesi
Kamuya açıklanmış olan bilgilerde satışa başlamadan veya satış süreci içerisinde yatırımcıların yatırım kararını etkileyebilecek değişiklikler meydana gelebilir. Bu durum ihraççı veya halka arz eden tarafından kurula derhal bildirilmelidir. (Md.8/1) Halka açık anonim ortaklıklarda güncellik oldukça önemlidir ve yatırımcının doğru bilgiye ulaşması ve yanıltılmadan yatırım yapması sağlanmalıdır.
9.8. İzahnameden Sorumluluk
İzahnamede yer alan bilgilerin yatırımcılar tarafından anlaşılabilir olması ve izahnameden sorumlu gerçek kişilerin isimleri ve görevleri ile tüzel kişilerin unvanları, merkezleri ve iletişim bilgilerinin izahnamede açıkça belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir.(SPK md.4/2-3)Küçük yatırımcılar, yatırım kararını bu belgede yer alan bilgilere göre vereceklerinden, izahnamedeki tüm bilgiler gerçeği yansıtmak zorundadır. Yatırımcıların yanlış anlamasına neden olacak yanıltıcı ifadeler içermemelidir.
İzahnameden doğan sorumluluğa sadece izahnamenin yanıltıcı ve eksik bilgiler içermesi durumunun değil, hileli veya sahte olması, gerçeğin saklanmış olması ve diğer kanuna aykırılıkların da da gidilmesi gerektiği bilinmelidir. (TTK md. 549) Dolayısıyla gerçeğe uygun veya yanıltıcı olmayan bir izahname, gerçeğin saklanması durumunda da sorumluluğa yol açabilecektir.
SPK 10. Maddesinden anlaşıldığı üzere, izahnamede yer alan yanlış, yanıltıcı ve eksik bilgilerden kaynaklanan zararlardan birinci derecede ihraççılar sorumludur. Zararların ihraççılardan tazmin edilememesi veya edilemeyeceğinin açıkça belli olması halinde, sorumluluk halka arz edenler, ihraca aracılık eden lider aracı kurum, varsa garantör ve ihraççının yönetim kurulu üyelerine kendilerine yükletilebildiği ölçüde geçer. SPK’ da kademeli bir sorumluluk sistemi benimsenmiştir. Yani izahnameden doğan sorumluluk ilk olarak ihraççıya atfedilmiş fakat zararın ihraççıdan tazmin edilemeyeceği durumların oluşmasıyla, hükümde sayılan diğer kişi ve kuruluşların sorumluluğuna gidileceği belirtilmiştir.
İzahnameden dolayı sorumlu olan kişilere karşı dava açma hakkı “zarar görenler”e ait olup, bunlar arasında somut olayın özelliklerine göre menkul kıymetleri alanlar da olabilir.
İzahname sorumluluğunu haksız fiil niteliğinde kabul etmek mümkün değildir. Zira haksız fiil sorumluluğu için tazmin yükümlülüğünün olması gerekir. Ayrıca bu sorumluluğun haksız fiil niteliğinde olduğu kabul edilecek olursa, sorumlunun kusurunu ve bu kusur ile zarar arasında illiyet bağını ispat, yatırımcıya yüklenmiş olmaktadır. Sorumluluğu haksız fiil olarak nitelendirmek, asıl korunmak istenen kitle konumundaki yatırımcıların yararına olmayacağından, doğru bir yaklaşım olmaz. Tüm bu nedenlerle, izahname sorumluluğunu, haksız fiil hükümlerinin kıyasen uygulanabildiği kanundan doğan bir sorumluluk olarak nitelendirmek gerekmektedir.
10. SATIŞ
10.1. Nakden Ödeme ve Teslim
İhraç olunan payların bedellerinin tamamen ve nakden ödenmesi şarttır. (md.12/1)
Satışın gerçekleşmesiyle menkul kıymetlerin yatırımcıya teslim edilmesi gerekir. Günümüzde artık sermaye piyasası araçlarının kaydiliği oldukça artmıştır ve kaydileştirilen hallerde fiziki teslim söz konusu değildir. (md. 12/3) Esas sermaye sistemini kabul eden Anonim Ortaklıklar, sermaye artırımının tescilini takip eden en geç 30 gün içinde hisse senetlerini alıcılara teslim etmeleri gerekir. Nama yazılı hisse senetleri için ise bu süre 90 gündür.
10.2. Sermaye Piyasası Araçlarının Satım Usulleri
10.2.1. Halka Arz Yoluyla Satış Yöntemleri
Halka arz yoluyla satış yöntemleri ikiye ayrılır;
a. Talep Toplama Yoluyla Satış Yöntemi
Halka arz edilen menkul kıymetlerin taleplerinin toplanarak bu taleplerin önceden belirlenmiş usul ve esaslar çerçevesinde karşılanan kısmına ilişkin satışını ifade eder. (II-5.2 sayılı Tebliğ md. 14/1) Sermaye piyasası araçlarının dağıtılması sadece talepte bulunan yatırımcılar arasında gerçekleştirilir.
Talep toplama yönteminde yatırımcılar istedikleri taktirde taleplerini geri alabilirler.
b. Talep Toplamaksızın Satış Yöntemi
Payları borsana işlem görmeyen halka açık ortaklıklardan ve Tebliğin 17/3 maddesinde sayılan şirketler dışında kalanların paylarının kendileri ya da yetkili kuruluşlar aracılığıyla belirli bir fiyattan halka arz edilmek suretiyle satıştır.
c. Borsada Satış
Menkul kıymetlerin borsa düzenleri çerçevesindeki satışıdır.
10.2.2 Halka Arz Edilmeksizin Gerçekleştirilen Satış
Halka arz edilmeksizin gerçekleştirilen satış yöntemleri ikiye ayrılır.
a. Tahsisli Satış
Kanunumuzda tahsisli satışlara ilişkin özel bir düzenleme yoktur. Bu satışlar sermaye piyasası araçlarının alıcısı belli olduğu satışlardır. Kural olarak tahsisli satılan sermaye piyasası araçları borsada işlem görmezler. Ancak sonradan borsada işlem görme niteliğine dönüştükten sonra paylar yatırımcı sayısı yönünden sınırlama olmaksızın borsada işlem görmeye başlayabilir. (II-5.1 sayılı Tebliğ md. 7/2)
İkincil piyasa işlemler hariç olmak üzere, tahsisli satılan menkul kıymetleri elinde bulunduran yatırımcının sayısının 150’yi geçmemesi gerekir.
b. Nitelikli Yatırımcılara satış
Talebe dayalı olarak profesyonel kabul edilen ve kurulun yatırım kuruluşlarına ilişkin düzenlemelerinde tanımlanan profesyonel müşterileri ifade eder. . (II-5.2 sayılı Tebliğ md. 4/1) Nitelikli yatırımcı sıfatına haiz olmak için MKS de kayıtlı olmak gerekir.

SONUÇ

Halka arz kavramı sermaye piyasası araçlarının satışı için sözlü veya yazılı bir çağrıyı ve bu çağrı sonucundaki satışı ifade eder.
Sermaye piyasası araçlarının halka arz edilmesi anonim şirketler açısından oldukça önem arz etmektedir. Halka arz kavramı şirketlerin statüsünü değiştirmektedir. Halka arz ile birlikte halka kapalı olan bir şirket halka açık hale gelebilir. Bu durum şirketlerin kurulca denetiminden iş işleyişine kadar etki etmektedir. Halka arz kavramıyla birlikte şirketlerin kamuyu aydınlatma ve şeffaflık, piyasanın denetim ve düzenlemesine tabi olma, şirketin sermaye piyasası faaliyetlerinin izne tabi olması, kurumsal yönetim gibi anonim ortaklıklar için hem avantaj hem dezavantaj oluşturabilecek fonksiyonlar söz konusudur.
Halka açık anonim ortaklıkların bünyesine halka arz sayesinde geri ödeme koşulu olmadan yüklü miktarda sermaye girebilir. Halka açık anonim şirket statüsünde olup hisse senetlerini halka arz eden şirketler likit bir ikincil piyasaya sahip olmalarından dolayı menkul kıymetlerini daha yüksek fiyatlara satılabilmektedirler. Halka arzın anonim ortaklıklar için ciddi kazançları söz konusudur.
SPK md. 16 ya göre; “Payları borsada işlem gören ortaklıklar ile pay sahibi sayısı 500’ü aşan anonim ortaklıkların payları halka arz olunmuş sayılır. Bu ortaklıklar halka açık ortaklık hükümlerine de tabi olurlar.“ ifadesinden anlaşılmalıdır ki bir anonim ortaklığın paylarının halka arz olunmuş sayılması için ya şirketinmenkul kıymetleri borsada işlem görecek ya da pay sahibi sayısıı 500 ü aşacaktır. Lakin unutulmamalıdır ki halka arz ile halka açık statüsünde olmak farklı iki kavramdır. Ortaklığın onayı bakımından değerlendirildiğinde, bazı görüşler mevcut düzenlemeler karşısında ortaklık yönetim kurulunun halkı arzı onaylama gibi bir yetkisinin bulunmadığını savunmaktadır fakat kanaatimizce halka arz işleminin şirket yönetimi ve çoğunluğun iradesine aykırı olarak gerçekleştirilmesinin anonim ortaklıkların sermayeye dayalı yapısına ve çoğunluk ilkesine aykırı düşeceği ve bu işlemin ilgili ortaklığın yetkili ortaklarının kararıyla gerçekleşmesi gerektiğidir. Haliyle Halka kapalı bir anonim ortaklık statüsünden halka açık bir anonim ortaklık statüsüne geçmek şirketin iç işleyişinde, denetiminde, yükümlülüklerinde artışlar meydana getirmektedir. Dolayısıyla tüm bunlar ortaklar tarafından değerlendirilip karar verilmelidir.

KAYNAKÇA

AYOĞLU, Tolga. Sermaye Piyasası Hukukunda Halka Arz Kavramı ve Halka Arza Aracılık Sözleşmeleri, İstanbul, (Ekim) 2008 (Halka Arz).
BAHTİYAR, Mehmet. Ortaklıklar Hukuku, 9. Baskı
ÇATAKOĞLU, Buket. Halka Arzda İzahnamenin Hukuki Niteliği ve İzahnameden Doğan Sorumluluk, s. 121 vd, Kastamonu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi Ocak 2016, Sayı:11
MANAVGAT, Çağlar. Hukuk, Bakımdan Halka Açık Anonim Ortaklıklar ve Halka Arz, Ankara, 2016
MANAVGAT, Çağlar. TTK’nın Halka Arz Kavramına Yaklaşımı, Marmara Özel Sayı
MEMİŞ, Tekin. & TURAN, Gökçen. Sermaye Piyasası Hukuku, 4. Baskı
TEOMAN, Ömer. Anonim Ortaklığın Hisse Senetlerinin Halka Arz Olunmuş Sayılması ve Çoğunluğun İradesi, Batider, C.17, S.3, Haziran 1994, s.39 vd
TEKİNALP, Ünal. Anonim Ortaklığın Hisse Senetlerinin Halka Arz Olunmuş Sayılması ve Çoğunluğun İradesi, Batider, C.17, S.3, Haziran 1994, s.39 vd