Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi
Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi
bs. : Basım
Bkz. : Bakınız
C. : Cilt
E. : Esas Numarası
H.D : Hukuk Dergisi
K. : Karar Numarası
md. : Madde
s. : Sayfa
S. : Sayı
SPK : 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu
T. : Tarih
TBK : 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu
Vd. : Ve Devamı
GİRİŞ
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uygulamada sıklıkla karşılaşılan sözleşme tipidir, iki tarafı vardır. Bu taraflar yüklenici ve arsa sahibidir.
Arsa sahibi, yeterli parası olmaması durumunda bu sözleşme aracılığıyla para yerine arsasından belli payları yükleniciye devretmek suretiyle karşılığında hem bir daireden fazla daire almış olmakta hem de bu durum için para ödemek zorunda kalmamaktadır. Yüklenici ise inşaata karşılık aldığı arsa paylarını satarak kar sağlamaktadır. Sonuç olarak arsa sahibi arsasını, üstenci ise teşebbüs gücünü değerlendirmiş olacaktır.
İşyeri ve konut ihtiyacının sürekli artmasıyla bu tarz düşünceler ve çalışmalar artmış ve bunların bir sonucu olarak hukuk uygulamasında “arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi” doğmuştur.
Çalışmada sırasıyla arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tanımı, hukuki niteliği, tarafların hak ve borçları üzerinde duracağız.
ARSA PAYI KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMESİNİN TANIMI, HUKUKİ NİTELİĞİ, TARAFLARIN HAK VE BORÇLARI
A. TANIMI
TBK’nın m. 470’deki eser sözleşmesi tanımından yola çıkarak bir tanım yapmak gerekirse; arsa payı inşaat sözleşmesinde yüklenici, arsa sahibinin arsası üzerinde, arsadaki belli payların mülkiyetine karşılık bağımsız bölümler inşa etmek amacıyla bütünlük arz edecek şekilde bina yapma borcu altına girmekte ve taraflar arasında bu hususları konu edinen bir anlaşma yapılmaktadır ve bu anlaşma arsa payı karşılığın inşaat sözleşmesini oluşturmaktadır.
Arsa sahibi ile yüklenicinin aralarında yapılan bu sözleşme hem arsa sahibinin arsasını değerlendirerek, gelir elde etmesini hem de yüklenicinin de sermayesini değerlendirerek kar elde etmesini sağlamaktadır. Arsa sahibi arsa paylarının bir bölümünün mülkiyetini yükleniciye geçirme borcu altına girmekte, yüklenici ise mülkiyeti kendisine devir olacak olan arsa payları karşılığında bağımsız bölümler yapmayı ve bu bağımsız bölümlerden arsa sahibinin hakkı olanı ona devretmeyi borçlanmaktadır.
B. HUKUKİ NİTELİĞİ
1. Çifte Tipli Karma Sözleşme Niteliği
Arsa payı karşılığı kat yapımı sözleşmesinde, taşınmaz satımı ve eser sözleşmesi unsurlarının bir araya gelmesiyle karma nitelikli sözleşme olur. Arsa sahibinin borcu olan taşınmaz mülkiyetini geçirme, yüklenicinin eser sözleşmesinin unsuru olan inşaatı yapma ve bağımsız bölümü devretme borcu ile iç içe ilişkileri bulunmaktadır. Böylece kanunla düzenlenmiş iki sözleşmeye ait edimler, bir araya gelmektedir.
Karma sözleşmeler kanunda düzenlenmediği için bu sözleşmelere kanun hükümleri ancak kıyas yoluyla uygulanmaktadır. Kanundaki hükümlerin sözleşmeye uygun olmaması durumunda uygulanmaması gerekir.
2. Ani Edimli Sözleşme Olması Niteliği
Eser sözleşmesinde olduğu gibi arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde de ani edimli olma söz konusudur. Ani edimde edimin ifasıyla borcun sona ermesi aynı zamanda gerçekleşmektedir. Burada alacaklının menfaati ifaya bağlıdır. Burada dikkat edilmesi gereken husus edimin bir anda mı yerine getirildiği yoksa zaman içerisinde mi gerçekleştiğidir. Bu da arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine adi edimli sözleşme niteliği kazandırmaktadır. Bu sözleşme ile edimler zaman içerisinde ve bölümler halinde ifa edilebilir ve söz konusu durum sözleşmeyi sürekli borç ilişkisi doğuran sözleşmeler kategorisine sokar.
3. Karşılıklı Sözleşme Niteliği
Arsa sahibi, arsa paylarını yükleniciye devir borcu ile yüklenici ise eseri yapma ve teslim etme borcu ile yükümlüdür. Anlaşılacağı üzere taraflardan birinin borcu diğerinin borcuna karşılık gelmektedir. Bu durumda sözleşmenin her iki tarafını da hem alacaklı hem de borçlu yapar. Tüm bu özellikler arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine, tam iki tarafa borç yükleyen, karşılıklı sözleşme niteliği kazandırır.
C. ARSA PAYI KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMESİNDE TARAFLARIN BORÇLARI
1. ARSA SAHİBİNİN BORÇLARI
a. Arsa Paylarını Devir Borcu
Genel nitelikli yapım anlaşmalarında, sözleşmenin imzalanması, işin yapılması ve teslimi aşamasında yüklenici ile doğrudan doğruya muhatap olan taraf, arsa sahibi konumundaki gerçek veya tüzel kişidir.
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu olan ve üzerine inşaat yapılacak arsanın, arsa sahibi tarafından yükleniciye teslimi öncelikli borçtur. Arsa sahibinin arsayı teslim etmemesi veya edememesi durumunda temerrüdü ve bundan doğan sorumluluğu mevzubahis olur.
İnşaatın yapılabilmesi için arsa sahibinin arsayı inşaat yapmaya elverişli halde yükleniciye telim etmesi gerekir. Arsa yükleniciye fiilen teslim edilmiş olsa dahi taşınmaz üzerinde inşaata başlanması mümkün değilse, arsa sahibi üzerine düşen öncelikli edimi yerine getirmiş sayılmaz. Dolayısıyla yükleniciden edimini yerine getirmesi için talepte bulunamaz.
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde, arsa paylarının devri bakımından taraflarca tarih belirlenmişse arsa paylarının belirlenen tarihte yükleniciye devredilmesi gerekir. Bu devir işlemi inşaatın belirli aşamalara gelmesiyle de yapılabilir. İnşaatın belirli seviyeye gelmesine rağmen, arsa sahibinin arsa paylarının belirlenen bölümlerini yükleniciye devretmemesi durumu temerrüt sonucunu doğurur ve yüklenici bu kısım için tescil davası açabilir.
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde, arsa paylarının devri bakımından taraflarca tarih belirlenmemişse, yüklenicinin sözleşmeye göre belirlenen edimini yerine getirmesiyle arsa paylarının devri borcu muaccel hale gelir.
“…Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan kira kaybı ve eksik iş bedelinin tahsili işlemine ilişkindir...Somut olayda, arsa sahibi olan davacıların 23.08.2000 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca öncelikle arsalarını inşaata elverişli şekilde davalı yükleniciye teslim etmedikleri, ihbar olunan E. K. ile yaptıkları sözlü anlaşma doğrultusunda E. K. ’ya vekalet verdikleri ve E. K. tarafından 01.03.2001 tarihinde inşaat yapı ruhsatı alınarak, inşaatın tamamlandığı ve sözleşmeye göre davalının payına düşen bağımsız bölümlerin tapusunun davalıya verilmediği anlaşılmıştır. BK ’nın 81. Maddesi uyarınca, öncelikli olarak kendi edimlerini yerine getirmeyen davacıların karşı taraftan ediminin ifasını istemeye hakları bulunmamaktadır. Bu itibarla mahkemece davanın bu sebeple reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.”
Müteahhit edimini yerine getirmesine rağmen, taraflar arasındaki sözleşmenin resmi şekil şartına uygun yapılmadığı ileri sürülerek arsa sahibinin arsa paylarının devrinden kaçınması hakkın kötüye kullanılması niteliği taşır ve arsa sahibini sorumluluklarından kurtarmaz.
b. İnşaatın yapılması için kendisine düşen yükümleri yerine getirme borcu
Arsa payı inşaat sözleşmesinin yerine getirilebilmesi için öncelikle arsa üzerine inşat yapılması mümkün olmalıdır. Arsa sahibinin, arsayı inşaata uygun bir şekilde yükleniciye teslim etmesi gerekir.
Sözleşmeye konu arsa üzerinde yıkılması gereken bina ve bina içinde de kiracının bulunması halinde, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça, kiracının arsa sahibi tarafından tahliye ettirilmesi gerekir. Bu durum karşısında yüklenici arsa sahibini zorlayabilir. Aksi kararlaştırılmadığı sürece eski binanın yıkılması yükleniciye aittir fakat binanın yıkımı ile ilgili arsa sahibinin yapması gereken hukuki işlemleri varsa ve yapmıyorsa, temerrüde düştüğü anlamına gelir.
“Eser sözleşmesinin yapım ve arsanın teslimi, yeni yapılacak inşaat için arsanın eski yapılardan ve var olan diğer eklentilerden arındırılması yetkisini de yükleniciye sağlar.”
2. YÜKLENİCİNİN BORÇLARI
a. Eseri Meydana Getirme Borcu
aa. Eserin Şahsen veya Yüklenici Yönetiminde Yapılması
Yapım işini üstlenmiş olan gerçek veya tüzel kişi ise yüklenicidir. Yüklenici bir veya birden fazla gerçek ya da tüzel kişi olabilir.
“Yüklenici meydana getirilecek eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Ancak eserin meydan getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa, işi başkasına da yaptırabilir.”
Sözleşmede yüklenicinin işi bizzat kendisinin yapması kararlaştırılabilir. Fakat yüklenicinin inşaatı kendisinin yapma borcu kural olarak inşaatı yaparken yardımcı kişilere başvurmasına engel değildir. Günümüzün teknik ve ekonomik koşulları bu tarz bir iş bölümünü zorunlu kılmaktadır. Yüklenilen inşaat yapım işinin personel bakımından düzenlenmesi, gereken çalışma araçlarının sağlanması, işi yapabilecek güce sahip kişiler tarafından iş bölümü yapılması, bu şahısların gözetimi, gerekli güvenlik önlemlerinin alınması gibi hususlar yüklenicinin işi kendi yönetimi altında yaptırma borcunu kapsar. Buradan anlaşılmaktadır ki eser meydana gelirken nitelikli kişilere başvurulmak durumundadır. Yüklenici bu kişilerin davranışı nedeniyle arsa sahibine ve üçüncü kişilere karşı sorumludur.
bb. Eserin Meydana Getirilmesi için Malzeme, Araç ve Gereçleri Temin Borcu
Eserin meydana getirilmesi için gerekli malzeme, araç ve gereçlerin temininin yüklenici tarafından sağlanacağı TBK md:471/4’ te düzenlenmiştir.
Malzeme eserin meydana getirilmesi için kullanılmak zorunda olunan maddi şeydir. Malzemenin niteliği ve çeşitliliği esere göre değişir. Araç ve gereçler ise eserin bünyesine girmez. Eserin teslim edilmesinden sonra yüklenicinin götürebileceği, başka eserler için de kullanabileceği menkul kıymetlerdir. Araç ve gereçler yüklenicinin becerisini ortaya koyduğundan ve onunla bütünleştiğinden bunların temini ve satın alınması kural olarak yükleniciye aittir.
cc. Eseri Sadakat ve Özenle Meydana Getirme Borcu
Yüklenicinin esere, arsa sahibinin menfaatlerini gözeterek, sadakatle özen göstermesi ve bu özenle işi tamamlayıp teslim etmesi özen sorumluluğunun gereğidir. Arsa sahibinin haklı yararının gözetilmesi suretiyle özen yükümlülüğü, yüklenicinin temel taşıdır. Burada gözetilecek menfaat arsa sahibinin doğru ve yerinde olan menfaatidir. Özen ve sadakat yükümlülüğü işin hem etik hem de mesleki ve teknik kurallara göre yapılmasını ifade eder. Sadakat ve özen yükümlülüğü göreceli bir kavram olduğundan buradaki ölçüt benzer işlerdeki normal davranışlardır. Bu ilke çerçevesinde dikkat edilmesi gereken basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışları gösterip göstermediğidir. Bu ölçütteki esas, işin niteliği olmaktadır.
dd. İşe Zamanında Başlama ve Sürdürme Borcu
İşe zamanında başlama ve sürdürme borcu yüklenicinin eseri sadakat ve özenle meydana getirme borcunun bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Eserin meydana gelmesi zaman almaktadır. İnşaata ne zaman başlanacağı ve teslim edileceği taraflar arasında kararlaştırılır. Kararlaştırılan zamana yüklenici uymak durumundadır. Eğer taraflar arasında böyle bir zaman belirlenmedi ise bu durum yüklenicinin işe başlamak üzere dilediği kadar süresi olduğu anlamına gelmez.
TBK md:473’e göre “Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da iş sahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, iş sahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir.”
İfa teslim süresi içerisinde kural olarak yüklenici iş görmeyi değil eseri meydana getirerek teslim etmeyi taahhüt eder. Temerrüt ancak bu sürenin dolmasıyla gerçekleşir.
Gene aynı maddesinin 2. fıkrasında: “Meydana getirilmesi sırasında, eserin yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı veya sözleşmeye aykırı olarak meydana getirileceği açıkça görülüyorsa, iş sahibi bunu önlemek üzere vereceği veya verdireceği uygun bir süre içinde yükleniciye, ayıbın veya aykırılığın giderilmesi; aksi takdirde hasar ve masrafları kendisine ait olmak üzere, onarımın veya işe devamın bir üçüncü kişiye verileceği konusunda ihtarda bulunabilir.” hükmü yer almaktadır. İşin yapılma evresinde eserin ayıplı yapılacağının anlaşılması üzerine arsa sahibine bazı haklar tanınmıştır. Eserin ayıplı olacağı açıkça anlaşılıyor ise ya belli süre içerisinde ayıbı gidermelidir gideremiyor ise iş yapılması için üçüncü bir kişiye devredilebilir.
ee. Yüklenicinin Genel İhbar Yükümlülüğü
Yüklenici sadakat ve özen borcu gereği eseri arsa sahibinin yararına olacak şekilde meydana getirmek zorundadır. Yüklenicinin ihbar borcu bu durumdan kaynaklanır. Akdin gereği gibi ve zamanında teslimini tehlikeye sokan her hali yüklenici arsa sahibine derhal haber vermek mecburiyetindedir. Bu borç kendini sözleşmenin ifa aşamasında olaylar ortaya çıktıkça ve ihlal edildikçe gösterir. İhbar borcunu yerine getirmeyen yüklenici arsa sahibine karşı sorumludur.
b. Yüklenicinin Meydana Getirilen Eseri Teslim Borcu
Genel olarak arsa payı kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde yüklenici, inşaatı yaparak onu arsa sahibine teslim etmeyi taahhüt eder. Sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde eserin eksiksiz şekilde ifası söz konusu olmalıdır. Aksi takdirde bir taraf aleyhine sonuç doğuracağından ve edim yerine getirilmemiş sayılacağından diğer tarafın edimini yerine getirmesi de beklenmez.
“Taraflar arasındaki uyuşmazlık 11.05.1993 günlü “Gayri Menkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat” sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Buna göre davacı yüklenici davalı arsa sahibine ait 10 parsel üzerine tasdikli plan ve projesine uygun olarak 8 adet işyeri yapımını üstlenmiş, davalı ise 4 adet bağımsız bölüme karşılık gelen arsa payı devrini davacıya vaat etmiştir. Anılan sözleşmenin 7. Maddesi hükmünce binanın teslimi iskan koşuluna bağlanmıştır. Karşılıklı borç yükleyen bu tür sözleşmelerde aslolan sözleşmenin eksiksiz ifasıdır. Aksi takdirde uygulamada sıkça görüldüğü üzere sözleşmeden beklenen yararlar dengesi bir taraf aleyhine bozulur. Arsa sahibine ait bağımsız bölümlerin iskanının alınmadığı belediyenin 29.04.1999 günlü yazısı ile anlaşılmaktadır. BK. 81. maddesi uyarınca iki taraflı akitlerde bir akdin ifasını talep eden kimse kendi borcunu ifa etmiş veya ifasını teklif eylememiş ise karşı taraftan ifa isteyemez. Öte yandan, eser sözleşmesinde iş sahibinin borcu olan eser bedelinin ödenmesi eserin yapılıp teslim edilmesi koşuluna bağlıdır. (BK md. 364) Aksi kararlaştırılmadığı sürece yüklenicinin kendi edimini yerine getirmesi ve daha sonra eser bedelini istemesi gerekir. İstenilen arsa payı yapılan binanın bedeli olduğuna göre yüklenici noksanlıkları giderim sözleşme uyarınca oturma iznini de aldığında istemde bulunma hakkı saklı kalmak koşulu ile bu aşamada açılan davanın reddi yerine delillerin takdirinde yanılgıya düşerek yazılı şekilde kabulü bozma nedenidir.”
Yüklenici inşaatı sözleşmeye uygun olarak tamamladıktan sonra işleri tamamladığını arsa sahibine bildirerek arsadan ayrılması biçiminde olabileceği gibi böyle bir bildirimde bulunmadan da inşaat alanını terk ederek olabilir. Teslim taşınmazın bulunduğu yerde yapılır. Yüklenici yapıyı tamamladıktan sonra bu iş için taşınmazda kurduğu şantiyelerin, kullandığı malzeme ve araçların tamamen kaldırılıp temizlenmesine kadar teslim gerçekleşmiş sayılmaz. Yapının kullanımına engel olan malzemeler kaldıysa ayıplı ifadan söz edilir. Yapılan eser arsa sahibinin kullanamayacağı veya kabul edemeyeceği derecede kusurlu ise arsa sahibi eseri kabulden imtina edebilir.
Uygulamada genelde teslimin şartları ve şekli sözleşmede kararlaştırılmaktadır. Teslimin gerçekleşmiş sayılacağı zamana da taraflar kendi aralarında karar vermektedir. Örnek vermek gerekirse inşaat tamamlanmış olsa bile, iskan veya işletme ruhsatının alınması, tarafların tutanak tutması ve imzalaması gibi şartlar teslim için gerekli kılınabilir. Taraflar arasında anlaşılmış olup sözleşmede yer alan bu şartlar gerçekleştirilmediği sürece teslim gerçekleşmiş sayılmaz.
c. Yüklenicinin Ayıba Karşı Tekeffül Borcu
Arsa sahibi yapılmasını istediği eserde belli niteliklerin bulunmasını ister. Meydana gelen eserde arsa sahibinin beklentisi karşılanmaz ise sözleşmedeki yarar dengesi arsa sahibi açısından zarara dönüşür. Yüklenicinin ayıba karşı tekeffül borcu doğar. Tekeffül borcu, yüklenicinin eserde ortaya çıkan ayıp ve eksiklikleri üstlenme borcudur. Yapılan eser arsa sahibinin kullanamayacağı derecede kusurlu ise ayıp söz konusudur.
TBK. m. 474’e göre “İş sahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır.” Hükmünden de anlaşılmaktadır ki inşaatın tamamlanarak teslim edilmiş olması ve eserin ayıplı olması aranan şartlar arasındadır. İnşaat işlerinde teslim, yüklenicinin inşaatın bitiğini arsa sahibine bildirmesi arsa sahibinin de yükleniciye ait olan bu yükümlülüğün onun tarafından yerine getirilmiş olduğuna dair kabulü ile tamamlanmış sayılır. Teslim için eserin tamamlanmış olması gerekir.
Ayıp çeşitli şekilde kendini gösterebilir. Açık ayıp olarak nitelendirilen ayıplar, eserin arsa sahibine teslimi sırasında kolaylıkla görülebilecek olan ayıplardır. Teslim edilen eserdeki nefaset kesintisini gerektiren ayıplar her daim açık ayıp olarak adlandırılırlar. Buna karşılık gizli ayıplar inşaatın tesliminden sonra ve kullanım sırasında kendini gösteren ayıplardır. Bu ayıplar teslim sırasında basit incelemeyle görünmezler. Birde yapılması gerektiği halde kısmen yapılmayan fakat mevcut durumunu arsa sahibinin kabullendiği eksik işli eserler söz konusudur. Şayet eksiklik sebebiyle eserin kıymetinde azalma olduysa yükleniciden zararı istenebilir.
SONUÇ
Arsa payı karşılığı kat yapımı sözleşmesi iki tarafa borç yükleyen, ani edimli, çifte tipli bir karma sözleşme niteliğindedir. Bu sözleşme uygulamada arsa sahibinin, arsa paylarının satışı ve yüklenicinin eseri yapması, arsanın tamamen yükleniciye devri, belli arsa paylarının yükleniciye devri ve arsa paylarının inşattaki aşamaya göre devri şekillerinde karşımıza çıkar. En sık karşılaşılan yol ise arsa sahibinin, arsa paylarının satışını vaat etmesi ve yüklenicinin inşaat yapmayı taahhüt etmesidir. Arsa payı karşılığı kat yapımı sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmediği için Kanun’un eser sözleşmesine yönelik hükümleri kıyas yoluyla uygulanır.
KAYNAKÇA
AYDEMİR, Efrail, Eser Sözleşmesi ve İnşaat Hukuku
DUMAN, İlker Hasan, İnşaat Hukuku, 4. Baskı
DURAK, Yasemin, Arsa Payı Karşılığı Kat Yapımı Sözleşmesi, İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Özel Sayı Cilt:1 Yıl 2015
ERMAN, Hasan, Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi, 2. Baskı
ERMAN, Hasan, İnşaat (Arsa payı Karşılığı İnşaat) Sözleşmeleri ve Miras Hukukuna İlişkin Hukuki Mütalaalar, Cilt 1
KARATAŞ, Hasan İzzet, Eser (İnşaat Yapım) Sözleşmeleri, 2. Baskı
KOSTAKOĞLU, Cengiz, İçtihatlı İnşaat Hukuku ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri, 10. Baskı
KURŞAT, Zekeriya, İnşaat Sözleşmesi
ÖZ, Turgut, İnşaat Sözleşmesi ve İlgili Mevzuat
SEROZAN, Rona, Sözleşmeden Dönme, 2. Baskı
SÜTÇÜ, Nezih, Uygulama ve Teoride Tüm Yönleriyle Kat Karşılığı İnşaat Yapım Sözleşmesi, 6. Baskı
YAVUZ, Cevdet, Borçlar Hukuku Dersleri Özel Hükümler, 13. Baskı
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu